28 Ağustos 2008 Perşembe

last dance with Mary Jane

uyuştur beni,
bit ve yeniden büyü topraktan sonsuza dek.
uyuştur beni,
ben tekrar gülene dek,

27 Ağustos 2008 Çarşamba

nobody's fault but mine

-ne kadar zaman alır insanın birinin yanında kendi gibi olması?
-ben hep olduğum gibiyim
-asla tanıdığım sen olamayacaksın bundan böyle

I put a spell on you


-bende kalan eşyalarını topladım şimdi, alabilirsin yarın
-teşekkür ederim.
-bir gömlek, hani siyah kısa kollu olan , saatin, CD'lerin, kitapların da var.

- bir de ...yeni biri var hayatımda
- mutlu musun?
-tek soru bu mu soracağın?
-mutlu musun?
-merak etmiyor musun? Niye sen değil de o var şimdi
-Cevabını biliyorum, mutlu musun?
-hiç olmadığım kadar değil belki, ama mutluyum.
-Rica etsem sana verdiğim mutsuzluğu da koyabilir misin o pakete?

22 Ağustos 2008 Cuma


kendilerini ifade etmesi ne kolaydır boş kağıtların.

17 Ağustos 2008 Pazar

ayrılanlar için

nihayet ağladım........

hıçkıra hıçkıra, koca bir adam nasıl ağlarsa.

12 Ağustos 2008 Salı

from los angeles california,,,,,, THE DOORS

YA çocukların annelerine duyduğu sevgiyi kıskanan babaysa, ya çocuk babanın sürekli kendini kıskanmasını kaldıramıyorsa ki o boyutta ve yaşta bir canlının kendisinin kat kat büyük birinin baskısını ruhsal sağlığı bozulmadan taşıması kolay değildir; bütün bu delirmeler, babayla yaşanan gerilimler kavgalar babalarımız annelerimizi başka bir erkekle paylaşmak istemediği içinse...
Belkide sorun ödip'te değil LAOIS'tedir

2 Ağustos 2008 Cumartesi

kömür madenleri rahimleridir dev zenci kadınların.
ömürleri kısa yüzlerce çocuk doğururlar her akşam.

1 Ağustos 2008 Cuma

it ain't over till it's over


Dün geceye kadar bittiğini anlamamıştım. Şimdi biliyorum ve kabullenmem gerekiyor sadece. Ve sen her zaman ki ikna edici hiç bir şey söylemiyorsun.

Tabancam tutukluk yaptı ve çekiçle çakmak zorundayım şimdi kurşunu.

25 Temmuz 2008 Cuma

gözümü açtım gördüğüme inandım

gözlerim kapanıyor, midem bulanıyor ve karnım ağrıyor.
Kırgınım, üzgünüm ve kendimi aldatılmış hissediyorum.
Hayal kırıklığına uğradım.

Dün gördüğüm rüyayı gerçek sandım ve biraz ağır geldi sanırım.

ne kadar zaman geçti - hardal'dan dinledik

bazen hiç bir şey yapmadan beklamek gerekiyor sanırım. Tamam hiç bir şey yapmadan olmaz, durup toprağı dinlemek havayı koklamak lazım. Şu andan daha doğru bir an mutlaka vardır. Ya da zaten olmayacaksa başka bir şey gelir başına beklerken.

Bilmiyorum işte; belki de hızlı kararlar alıp uygulamak gerekir. Alınmış yanlış karar alınmamış karardan iyidir. Asla uygulayamazsan neyin doğru neyin yanlış olduğunu nereden bileceksin.

Arası da bulunabilir, seni hedeflediğin yere götürecek doğru an gelene kadar dengeyi bozmayacak ufak kararlar alınabilir ve doğru an geldiğinde geride eksik bir şey bırakmamış olursun.

Kafam çok karışık. ne yapsam nasıl yapsam olmuyor

tribute to ezginin günlüğü

teşekkür ederim bana yaşattığın her şey için. Ne çok şey değişti yıllar içinde. Çocuklar büyüdüler çoktan, ağaçlar artık gölgesinde uyunacak kadar ulu, , kuşlar defalarce gidip geldiler göğü ve o gün doğan kedilerin çoğu artık ölü. odalar değişti en çok, yastıklar ağır ağır çöktü, duvarlar sarıydı o zamanlar ve yazılanların hepsi kayboldu


Değişmeyen tek şey yokuşlardır ömür boyu.

10 Temmuz 2008 Perşembe

Pink Floyd grubundan dinliyoruz.

şu on dakika geçsin diye bir saattir saatlere bakıyorum; sadece 2 dakika geçti henüz.