27 Şubat 2011 Pazar
1 Şubat 2011 Salı
bilemedim
Ne olur sonraya bırakılmış bir hayale?
Kurur mu üzüm gibi güneşte?
Yoksa azar mı bir yara gibi
İlerler mi?
Çürümüş et gibi mi kokar?
Yoksa kıtır kıtır şeker üzeri
Şuruplu bir tatlı gibi mi?
Belki de sadece
Çöker ağır bir yük gibi.
İnfilak mı eder yoksa?
Kurur mu üzüm gibi güneşte?
Yoksa azar mı bir yara gibi
İlerler mi?
Çürümüş et gibi mi kokar?
Yoksa kıtır kıtır şeker üzeri
Şuruplu bir tatlı gibi mi?
Belki de sadece
Çöker ağır bir yük gibi.
İnfilak mı eder yoksa?
16 Ocak 2011 Pazar
evdeki ses
daha önce nasıl biri olduğunu bildiğim ve bundan sona nasıl biri olacağını kesiteremediğim için ağlıyorum.
pekin'de sonbahar
tenin eskisi gibi değil artık. Sana dokundukça başkaları, biliyorum ki rengin değişiyor. kırışıyorsun
zamanla, sarkıyor derin, kokun yok oluyor, terin akıyor boşa.
Sömürürken etini adını bile bilmediklerim, ben sadece seninle uyumanın hayalini kuruyorum hala.
zamanla, sarkıyor derin, kokun yok oluyor, terin akıyor boşa.
Sömürürken etini adını bile bilmediklerim, ben sadece seninle uyumanın hayalini kuruyorum hala.
10 Aralık 2010 Cuma
acayip korkak birisiyim
-beni anlamıyorsun Tolga
-bana biraz zaman verir misin anlatabilmem için?
-hoşçakal
-bana biraz zaman verir misin anlatabilmem için?
-hoşçakal
o da beni duysa (o.b.d)
neden bahsedeceğimi bilmiyorum.
Hayatıma bir gece ansızın giren kadından bahsetmek istiyorum mesela, ya da babama benzemekten ne kadar korktuğum ve hatta aslında babamdan çok farklı bi adam olmayı becerememiş olmaktan bahsedebilirim.
Okuduklarım var, pek zevk almadan bir görev gibi okuduklarım yada ilk defa dinlediğim şarkılar, beni heyecanlandıran. onları anlatabilirim. her gece saat 9'da bir yarım saat için de olsa kendimi olmak istediğim adam gibi hissedebildiğimi yada pazartesiden cumaya her uyanışımda ben napıyorum diye sorduğumu da.
Hissettiklerimi yazamadıktan, sana bile anlatamadıktan sonra kime ne faydası var yalnızlığımın.
Hayatıma bir gece ansızın giren kadından bahsetmek istiyorum mesela, ya da babama benzemekten ne kadar korktuğum ve hatta aslında babamdan çok farklı bi adam olmayı becerememiş olmaktan bahsedebilirim.
Okuduklarım var, pek zevk almadan bir görev gibi okuduklarım yada ilk defa dinlediğim şarkılar, beni heyecanlandıran. onları anlatabilirim. her gece saat 9'da bir yarım saat için de olsa kendimi olmak istediğim adam gibi hissedebildiğimi yada pazartesiden cumaya her uyanışımda ben napıyorum diye sorduğumu da.
Hissettiklerimi yazamadıktan, sana bile anlatamadıktan sonra kime ne faydası var yalnızlığımın.
25 Ekim 2010 Pazartesi
fear leads to love, love leads to sorrow, sorrow leads to suffering
acı çekmeyi sevginin yaygın görülen bir yan etkisi olarak kabul edebilirseniz, en azından mutsuzluktan yakayı sıyırabilirsiniz. Mutluluk içinse biraz daha çaba lazım
mother to son

Hiç bir kompleksi olmayan bir adam tanımıştım bir zamanlar. Sonra annesini tanıdım. O kadar itici bir kadıın ki oedipus kompleksi yaratması imkansız insan üzerinde. Belki de bundandır dedim mükemmel olması o adamın. Bi erkek annesi ile ilgili bastırması gereken bir şeyler hissetmiyorsa gelişimini daha sağlıklı tamamlıyor belki de
30 Eylül 2010 Perşembe
hepinize 31 yaşınızı doldurmanızı tavsiye ederim. size verilebilecek en güzel hediyeleri düşünüyor insanlar.
bertan bir erkek çocuğu olduğumu biliyor. starcraft 2 getirdi bana. şimdiden saatler geçirdim başında.
Özlem de adam olmak istediğimi biliyor. Bi sürü gezi kitabı almış bana. biri de new york rehberi.
belki bi gün gidip gerçekten Robert Plant dinleyebilirim o barda.
bertan bir erkek çocuğu olduğumu biliyor. starcraft 2 getirdi bana. şimdiden saatler geçirdim başında.
Özlem de adam olmak istediğimi biliyor. Bi sürü gezi kitabı almış bana. biri de new york rehberi.
belki bi gün gidip gerçekten Robert Plant dinleyebilirim o barda.
8 Eylül 2010 Çarşamba
Don't Be Afraid, the Clown's Afraid Too
Ne süper kahraman, ne de süper kötüyüm.
sadece rüyalarımda uçabiliyorum ve orada bile bulduğum toprağa sabitlenmiş ilk nesneye sımsıkı yapışıyorum.
rüyalarımda bile cesaretim yoksa hayatı değiştirmeye, söyler misiniz ben senelerdir burada niye vaktinizi alıyorum.
sadece rüyalarımda uçabiliyorum ve orada bile bulduğum toprağa sabitlenmiş ilk nesneye sımsıkı yapışıyorum.
rüyalarımda bile cesaretim yoksa hayatı değiştirmeye, söyler misiniz ben senelerdir burada niye vaktinizi alıyorum.
4 Ağustos 2010 Çarşamba
içinden deli desen de
çevir sayfaları, yürüt kendine seneler
sonra da sıkıntı, sanki dünyadayız
Artık kafan iyi dolaşmak istemiyorsan birini sevdiğinden emin olabilirsin
sonra da sıkıntı, sanki dünyadayız
Artık kafan iyi dolaşmak istemiyorsan birini sevdiğinden emin olabilirsin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)